Fatih Sultan Mehmet Dönemi Osmanlı Devleti’nin Karadeniz Politikaları

 

 

 

FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİ KARADENİZ POLİTİKALARI

 

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden sonra İstanbul kadar değerli gördüğü, ekonomik ve siyasi olarak da değerli olan Karadeniz Bölgesi’ne egemen olmak için seferler yapmıştır. O zaman dahilinde Kırım Karadeniz hakimiyeti için önemli bir yerdi. Bu bölgeye ise Venedik ve Cenevizler egemendi. Fatih Sultan Mehmet bu amaç doğrultusunda 1459 yılında Amasra’yı alarak 1460 yılında Candaroğulları Beyliğini egemenliğine katmıştır. 1461 yılında Trabzon’u alarak Komnenos Krallığına son vermiş ve 1475 yılında Kırım’ı işgal ederek Karadeniz’in Osmanlı Devleti egemenliğine geçmesini sağlamıştır. Karadeniz’in Osmanlı gölü olmasını sağlamıştır.

Amasra’nın Fethi

 

Osmanlı Devleti Anadolu’nun birçok yerini hakimiyeti altına aldıktan sonra yabancıların elinde olan, önemli sahil ve şehirlere sahip Karadeniz’i almak istemişlerdir. Amasra’daki Cenevizliler orada yaşayan Türk halkına saldırıyor ve ödemeleri zorunlu olan vergileri vermiyorlardı. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet ilk yeniçeri yetiştirmelerinden sadrazamlığa gelen Mahmut Paşa ile harekete geçti. Fatih Sultan Mehmet karadan kuşatırken Mahmut Paşa komutasındaki 150 parçalık donanma denizden Amasra’yı kuşattı. Kuşatma sonucunda Amasralılar kaleyi Osmanlılara teslim etti. Amasra’yı aldıktan sonra Fatih Sultan Mehmet şehrin ilerini gelenlerini İstanbul’a göndererek bölgeye diğer Türk bölgelerinden insanları yerleştirdi.

Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliğinin Alınması

Fatih Sultan Mehmet Amasra’yı fethettikten sonra Sinop ve çevresinde bulunan Candaroğullarının (İsfendiyaroğulları) üzerine gitmeye karar verdi. Fatih’in buradaki amacı ise Anadolu’da Türk birliğini gerçekleştirmekti. Amasra’nın fethinden sonra 100 parçalık donanma ile Mahmut Paşa’yı Trabzon’a gönderdi ve İsfendiyaroğlu İsmail Bey’e mektup yazarak “Trabzon seferi için donanmanın denizden, kendisinin de karadan hareket ettiğini, donanma Sinop limanına geldiği sırada burada dinlenmesini ve gemilerin tamir ve bakımının yapılmasını, kendisinin Ankara’ya geldiği sırada İsfendiyaroğlu askerlerinin de hazır bulunmasını” istemiştir. İsmail Bey ise Osmanlılara karşı bir ittifak içerisindeydi. İsmail Bey’in kardeşi Kızıl Ahmet Paşa ise Osmanlı tarafında idi. İsmail Bey, oğlu Hasan Bey idaresindeki bir orduyu Ankara’ya göndererek Osmanlı Devleti’ne savaş açtı. Savaşı kazanan Osmanlılar Hasan Bey’i hapsetti ve Fatih Sultan Mehmet Karaman’a geldi. Mahmut Paşa’yı Sinop’a göndererek kaleyi almasını istedi. Mahmut Pala Sinop’a geldikten sonra İsmail Bey’e mektup yazarak “kaleyi teslim etmelerini, etmeyecekleri halde savaşa hazır olduklarını” yazdı. Osmanlı ile savaşacak gücü olmayan Sinop kalesi içerisinde sıkışıp kalan İsmail Bey kaleyi teslim etti.

Trabzon’un Fethi

 

1456 yılında Fatih Sultan Mehmet Amasra olan Şehzade Bayezid’in lalası Hızır Bey’i Trabzon’a sevk ederek donanma ile şehri kuşatmıştır. Bunun üzerine Trabzon Rum İmparatoru İoannes yıllık 3000 altın vergi ödemeyi kabul etmişti. 1458 yılında İoannes ’in ölümüyle tahta geçen kardeşi David Komnenos Osmanlı Devleti’ne ödenen vergiyi keserek Osmanlılara karşı Akkoyunlular, Gürcistan Krallığı ve Haçlı ordusuyla ittifaklar yaptı. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet 300 parçadan oluşan donanmasını Trabzon’a gönderdi. Niyetinin anlaşılmamasını isteyen Fatih Sultan Mehmet Sivas üzerinden devam etti. Gedik Ahmet Paşa komutasındaki ordu ile Koyunhisar’ı kuşatarak Akkoyunlulardan geri aldı. Uzun Hasan’ın amcaoğlu Hurşit Bey komutasındaki orduyu bozguna uğrattı. Kuşatma sonucu Uzun Hasan ile yapılan müzakerede Akkoyunluların Osmanlı’ya saldırmamaları, Akkoyunluların Trabzon Rum İmparatoru ile ittifakının sonlandırarak yardım etmemeleri konularında anlaşmaya varıldı. Olayın ardından Fatih Sultan Uzun Hasan’ın annesi Sare Hatun’u yanına alarak Trabzon’a doğru harekete geçti. Şehrin kuşatılması sırasında David Komnenos, Fatih Sultan Mehmet’e elçi göndererek barış teklifinde bulunmuştur. Kuşatma sonucunda İmparator David Komnenos 16 Ekim 1461 tarihinde şehrin anahtarını Fatih Sultan Mehmet’e telim etmiştir.

Kırım’ın Osmanlı’ya Bağlanması

 

 

İstanbul ve Amasra’nın fethinden sonra Güney Karadeniz’de limanları kalmayan Cenevizlilerin Kuzey Karadeniz’deki Kefe, Azak, Menkub şehirleri durmaktaydı. Fatih Sultan Mehmet 1454 yılında 56 parçalık donanmayı Kefe’ye gönderdi. Kuşatma sonucunda Cenevizler vergi vermeyi kabul etti. Ancak Altınordu Hanlığından ayrılarak bağımsız bir Kırım Devlet’i kuran Gazi Giray bu bölgede hüküm sürmekteydi. O öldükten sonra hükümdarlığa Mengli Giray geçti. Mengli giray Osmanlı Devleti’ne karşı çeşitli ittifaklar yapmaya başlamıştı. 1475 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaş’ından sonra 300 parçalık donanma ile Karadeniz’e ilerledi. Kefe Kalesi, Azak Kalesi ve Menkub Kalesini fetheden Osmanlı ordusu Karadeniz’de Ceneviz kolonilerini ortadan kaldırdı. Bu sırada Kırım Hanı olan Mengli Giray Han ise Cenevizliler tarafından hapisteydi. Suğdak’ın fethi ile Gedik Ahmet Paşa ile Mengli Giray Hanı da kurtardı. Mengli Giray Han Osmanlı Devleti’ne karşı sadık kalacağına dair söz verip Osmanlı Devleti’nin dostuna dost, düşmanına düşman olması şartıyla tahtına döndü. 1478 yılından sonra Kırım Hanlığı’ nın tamamen Osmanlı Devleti’ne bağlanmasıyla birlikte Karadeniz bir Türk gölü haline geldi.

Karadeniz’in önemi tarihin her zamanında olduğu gibi Osmanlı zamanında da öne çıkmıştır. Bu yüzden Fatih Sultan Mehmet İstanbul’un fethinden sonra fetih yönlerini Anadolu ve Rumeli’ye çevirmiştir. Daha sonrada bölgenin önemi açısından bir Karadeniz siyaseti kurmuştur.

Fatih Sultan Mehmet’in Karadeniz Siyaseti; Boğazların güvenliğini sağlamak, Karadeniz’i bir Türk gölü haline getirmek, Bizans’tan kalan tekfurları yok etmek ve Hristiyan devletlerinin Doğu Roma’yı (Bizans) tekrardan canlandırma ümitlerini yok etme amaçlarına ulaştığı bir siyasettir.

1459-1476 yılları Osmanlı Devleti’nin Karadeniz siyaseti üzerinde durulduğunda, bölgenin Osmanlı Devleti’nin coğrafi konumu açısından önemi ve bölgenin büyüklüğü görülmüştür. Karadeniz’in Osmanlı hakimiyetine girmesiyle beraber Osmanlının bölgedeki siyasette gücünün artmasına katkı sağlamıştır. Fethedilen yeni topraklarla beraber nüfusun artması ve bölge fethedildikten sonra başarılı bir iskân politikası yapılması Osmanlı Devleti’ne göre uygun bir şekilde gelişmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in padişahlığı döneminde Osmanlı Devleti toraklarını genişletme faaliyetleri sürmüş ve halkta bu faaliyetleri desteklemiştir. Bu dönemde Karadeniz siyasetinin Osmanlı Devleti açısından başarılı olmuştur.

 

 

 

 

 

 

KAYNAKLAR

 

Akyol, İ. (2012), Fatih Sultan Mehmet Dönemi Kültür ve Edebiyatı, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Doktora Tezi, Kırıkkale.

Arslan, T., & Kurşun, Ö. Deniz Hakimiyeti Teorisi Bağlamında 1459-1476 Arası Osmanlı Devleti’nin Karadeniz Siyasetinin İncelenmesi.

İnalcık, H, (2003), Mehmed II, TDVİA, C.28, Ankara, s.395-407.

Karaduman, T. (2019), II. Mehmet’in Rodos ve Otranto Seferi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı Genel Türk Tarihi Bilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Bursa.

Tansel, S. (1999). Fâtih Sultan Mehmed‟ in Siyasi ve Askerî Faaliyeti, Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları. İstanbul

Bu yazı Politika, Son Yazılar kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın