OPEC PETROL KRİZİ

ÖZET

 

1929 yılında gerçekleşen Büyük Buhran iktisat tarihi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bu dönemde ortaya çıkan sorunlar uygulanmakta olan iktisat politikalarının eleştirilmesine neden olmuştur. Bu durum iktisat tarihi açısından dönüm noktası olarak değerlendirilebilmektedir.  Büyük buhranın yalnızca ABD açısından değerlendirilmesi yanlış bir durumdur. Çünkü 1929 yılı krizi Avrupa ve Türkiye’de önemli etkilere sahip olmuştur. Ayrıca bu dönemin etkileri incelenirken Sanayi Devriminin ve Birinci Dünya Savaşının etkilerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun haricinde büyük buhranla birlikte Keynesyen iktisat teorisinin gelişmesi iktisat literatürü açısından başka bir konuma sahiptir. Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde çalışmamızda Büyük Buhranın Türkiye ekonomisi üzerindeki ikame etkisi incelenmiştir.

Büyük buhranla birlikte oluşan petrol bağımlılığı ülkelerin petrole karşı olan talebinde büyük bir artışa neden olmuştur. Bu nedenle üretim sadece petrol endeksli olarak ilerlemiştir. 1973 yılında OPEC’in petrol ambargosu başta gelişmiş ülkeler olmak üzere birçok ülkede kendisini belirgin bir şekilde hissettirmiştir. O dönemde Türkiye’de benzin kuyrukları oluşmuş ve benzin bulmak zorlaşmıştır. Buna bağlı olarak ekonomi büyük bir enflasyon tehdidi ile karşılaşmıştır.

Bu çerçevede Çalışmamızın amacı 1929 döneminde gerçekleşen Büyük Buhran’ın ve OPEC petrol krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki ikame etkisinin incelenmesidir. Bu çerçevede literatürde var olan kaynaklardan yararlanılmıştır. Çalışmamızın yöntemi literatür tarama olarak belirlenmiştir.

       

Anahtar Kelimeler ; Büyük Buhran , OPEC Petrol Krizi, ikame etkisi , Türkiye Cumhuriyeti

OPEC Energy crisis - Home

 

GİRİŞ

Büyük Buhran ABD tarihindeki en kötü ekonomik kriz oldu. 1929’da başladı ve 1930’ların sonuna kadar durmadı. Ekim 1929’daki borsa kazasında Büyük Buhranın başlangıcına işaret edildi. 1933 yılına gelindiğinde, işsizlik yüzde 25 seviyesindeydi ve 5.000 bankadan fazlası işsiz kalmıştır.  Kısa bir süre içinde dünya standartları hızla düştü. Sanayileşmiş ülkelerde işgücünün dörtte biri kadarı 1930’ların başlarında iş bulamadı. Koşullar 1930’ların ortalarında iyileşmeye başlarken, on yıl sonuna kadar toplam iyileşme sağlanamamıştır.

Büyük Buhran ve politika tepkisi de dünya ekonomisini önemli düzeyde değiştirdi. Bu, uluslararası altın standardın sonu olmasa da hızlandırıldı . Sabit bir sistem olmasına rağmen döviz kurları sonra iade edilmiştir ve böylelikle Dünya Savaşı altında Bretton Woods sisteminin, dünyanın ekonomileri bu sistemi benimsemiştir.  Hem işçi sendikaları hem de refah devleti 1930’larda büyük ölçüde genişledi. Birçok ülkede, ekonominin, özellikle de finansal piyasaların hükümet düzenlemesi, 1930’larda önemli ölçüde artmıştır. Büyük Buhran, aynı zamanda, ekonomik çöküşleri ve ayaklanmaları yumuşatmayı amaçlayan makroekonomik politikaların geliştirilmesinde de önemli bir rol oynamıştır.

Depresyonda azalan harcama ve parasal daralmanın merkezi rolü, İngiliz ekonomisti John Maynard Keynes onun fikirlerini geliştirmek için bir zemin yaratmıştır. Bu durum klasik iktisat politikasının yıkılmasına neden olmuştur. Bu nedenlerle Büyük Buhran döneminin dünya üzerinde önemli bir dönüm noktası olduğu söylenebilmektedir. Büyük buhranla beraber özellikle sanayileşmiş ülkelerde büyük krizler ortaya çıkmıştır. Bu ülkelerle birlikte değerlendirildiğinde, en kritik örneği olan Amerika ile kıyaslandığında Türkiye üzerinde sınırlı etkilerin oluştuğu söylenebilir (Bakırtaş ve Tekinşen,2004).

OPEC 15 Ekim 1973 yılında İsrail’in yanında olan ülkelere petrol ambargosu uygulayacağını bildirmesiyle petrol krizi olarak adlandırılan dönem başlamıştır. Bu dönemde Arap-İsrail savaşını bahane eden OPEC ambargo ile arz kısma yöntemini benimsemiştir. Kömür üretim ve arzının buhran nedeniyle düşmesi petrole olan bağımlılığı arttırmıştır. Bu nedenle petrol arzının kısılması ülke ekonomilerini enflasyon ve işsizlik gibi makro ekonomik tehditlerle başbaşa bırakmıştır.

Çalışmamızda ilk olarak Büyük Buhran’ın ve OPEC krizinin varoluşumu incelenirken, ikinci bölümde Türkiye’nin temel yıllarında ki iktisat tarihi ve ekonomik durumu (tarım, sanayi, hizmetler, dış ticaret) üzerinde durulmuştur. Ve son olarak çıkarımlarla çalışmamız tamamlanmaktadır

 

 

 

The 1973 Arab Oil Embargo: The Old Rules No Longer Apply ...

 

ÇIKARIMLAR

 

Türkiye’de GSMH 1923 yılından 1927 yılına kadar sürekli olarak artmıştır. Bunun nedeni Türkiye’nin tarım alanında etki çalışmaları gerçekleştire bilmesidir. Bunun haricinde Türkiye belirtilen dönemlerde dışa bağımlı bir yapıya sahip değildir. Bu nedenle küresel krizlere karşı –///////ekonomik duyarlılıklar düşük olmuştur. Ancak Dünya’da tarımsal ürünlerin Büyük Buhran döneminde önemli ölçüde değer kaybetmesi Türkiye ekonomisinde daralmalara neden olmuştur.

ABD merkezli bir kriz olarak adlandırılan 1929 krizi bütün dünya üzerinde etkiye sahip olmuştur. Avrupa ülkelerinde derin sorunlara neden olan bu kriz Türkiye ekonomisi üzerinde sınırlı sonuçlara neden olmuştur. Bu dönemde ortaya çıkan sorunları çözmek için Türkiye dahil diğer ülkeler klasik iktisat teorileri uygulanmıştır. Bu durum Türkiye’de aşırı devletçi politikaların etkinleşmesine neden olmuştur.  Türkiye’de bu müdehaleci politika değişiminin mecburi olduğuna yönelik çıkarımlar günümüzde de tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Büyük buhran döneminde Türkiye’de oluşan etkiler sınırlı düzeyde kalmıştır.  Bunun nedeni Türkiye’nin tarıma dayalı üretim stratejilerinin belirlenmesi ve Dışa bağımlı olmamasındandır. Büyük buhran dönemi değerlendirildiğinde Türkiye ekonomisinin devletçi politikalara doğru bir dönüş sergilediği söylenebilir. Bu dönemde Türkiye’deki tarımsal üretim artmış anahtarımı getirsi düşmüştür.

Getiri oranlarının düşmesinde Deflasyonist baskılar önemli bir rol oynamaktadır. Dünya üzerinde İktisat politikalarının değişmesine neden olan büyük kriz Türkiye üzerinde yıkıcı bir etkiye neden olmamıştır. Ancak ülkemizde devletçi politikaların uygulanması ithalatın tutulmasına ve devletin harcamalarını daha da artmasına neden olmuştur. Durum ekonomik daralma ve fiyat düşüşlerini beraberinde getirmiş tarımsal üretimin azalması riskini ortaya çıkarmıştır.  Büyük buhran döneminde ihracata dayalı tarım ürünleri üreten bölgelerde gözlemlenen daralma Türkiye ekonomisine büyük oranda etkilemiş ve daralmasına neden olmuştur. Ancak belirtilen dönemde tarım ürünlerinin miktarsal bazda artması ekonominin talepkar tavrına devam ettiği anlamına gelmektedir.

1929 yılı Türkiye açısından Osmanlı’dan devralan Çökük bir Devletin Yeniden dirilme çabaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kurulmuş ve kendi entegrasyonunu sağlamak için çabalamaktadır. Bu nedenle ülke dışa kapalı bir tutum sergilediği için 1929 yılı krizinden en alt düzeyde etkilenen ülkeler arasında yer almıştır.

Bu dönemde gözlemlenebilecek ikame etkisi tarım ürünlerine olan talebin artması olarak tanımlanabilir. Ancak bu durum Türkiye ekonomisi açısından tarım Ülkesi olma riskini ortaya çıkarmıştır. Tarıma dayalı ekonomik Büyüme stratejileri bize göstermektedir tarım mevsimsel koşulları en duyarlı sektörlerden birisidir Bu nedenle mevsimsel işsizlik tarım sektöründe en üst düzeyde gerçekleşmektedir.

Diğer taraftan OPEC krizi ile Türkiye’de petrol fiyatları artmıştır. Dönem itibari ile incelendiğinde Türkiye’de anarşi ve terör olaylarının da sık olarak yaşandığını söyleye biliriz.  Bunun haricinde aynı dönemde Türkiye siyasi krizlerle başetmek zorunda kalmıştır. Petrol fiyatlarının artması Türkiye’de bütçe açıklarının artmasına ve dış ticaret açıklarının artmasına neden olmuştur. Bu durum 1973 krizi olarak literatürde yer bulmuştur. Kriz sonucunda döviz darboğazı ve yüksek faiz çıkmazı oluşmuştur.

 

Bu yazı Politika kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın