Tanzimat Devri Reformları

Tanzimat Fermanı nedir, ne zaman ilan edildi?

 

Tanzimat Devri Reformları / Doç. Dr. Abdullah Saydam

Osmanlı klasik hukuk sisteminin kendisinden önceki İslâm ve Türk devletlerinden alınan iki mirasla, Emevî-Abbâsî devletlerinden intikal eden İslâm hukuku ile Orta Asya Türk-Moğol devletlerinden gelen hukuk geleneğiyle şekillendiği söylenebilir. Bu sistemde “şeriat” kavramı Müslüman reâyanın işlerini düzenleyen “şer‟î hukuk”u, “kânun” kavramı ise bütün reâyanın işlerini düzenleyen “örfî hukuk”u ifade etmektedir. Böylece Müslim-gayrimüslim kategorileri üzerinden dinî-dünyevî şeklinde bir ayrıma varılmaksızın “millet sistemi” ile uyumlu olarak bir hukuk düzeni ortaya çıkmıştır.

Osmanlı klasik siyasî sistemi de İslâm devletinin “hukuk düzeni” olma hususiyetine paralel olarak hukuk ile aynı kaynaklara dayanmaktadır. “Adâlet dairesi” veya “adâlet” kavramlarıyla ifade edilen sistem, “kul” statüsündeki hizmet sınıflarıyla reâya arasındaki tüm sınıfların erkân-ı erbaa teorisi gereğince kendi konumunu bilmesini, toplumsal sınıfların birbirine karışmamasını gerektiriyordu. Fatih Sultan Mehmet (1432–1481) döneminde “nizâm-ı âlem”49 fikri ile irtibatlı “din ü devlet” ve “mülk ü millet” kavramları, sistemin dört bileşeni olan din, devlet, vatan ve millet esaslarını tanımlıyordu. Klasik sistemin Avrupa‟nın sakındığı bir güce sahip olması, teknik olarak sıralanabilecek birçok sebebe ek olarak esasen nizâmın âhengine bağlanabilir. Diğer bir deyişle toplumsal yaşam alanları açısından “özerklik” (otonomi), fikir ve uygulamada Osmanlı muhayyilesine yabancı bir kavramdı.

Tanzimat Dönemi, reform alanında ıslahatın oldukça yoğun olduğu bir süreci ifade etmektedir. Bu çalışmada Tanzimat Dönemi toplumsal modernleşme projesi olarak ele alınıp incelenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nda kapsamlı ve çok boyutlu modernleşme sürecinin ilk merhalesini oluşturan Tanzimat Dönemi’nde atılan adımlar Osmanlı/Türk toplumsal yapısı üzerindeki etkileri ve sonraki dönemler için bilgi ve birikim açısından bırakılan miras dolayısıyla oldukça önemlidir. Çalışmada Tanzimat Dönemi’nde toplumsal modernleşme sürecinin yürütüldüğü ve bu süreçte en önemli aracın eğitim olduğu vurgulanmıştır.

Reformlar, Tanzimat Dönemi ile birlikte devlet kontrolü altına alınmış ve toplumsal modernleşme sürecinde araçsallaştırılmıştır. Tanzimat Dönemi’nde toplumsal modernleşmenin yürütücüleri olan bürokratlar reform alanında İmparatorlukta modern sistemin temellerini atmışlardır. Eğitim alanında atılan adımlar yeni bir toplumsal düzeni beraberinde getirmiştir. Nitekim çalışmada Osmanlı bürokrasisinin Tanzimat Dönemi boyunca toplumsal modernleşmenin başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için ne tür politikalar izlediği ve bu politikaların sonuçlarının neler olduğu üzerine odaklanılmıştır.

Bununla beraber modernleşme, Osmanlı İmparatorluğu’nu modernleşmeye sevke eden sebepler, Tanzimat Dönemi’nin yol haritaları olarak kabul edilen Tanzimat Fermanı ve Islahat Fermanı ve son olarak toplumsal modernleşme sürecinde engeller, ihmaller ve sınırlılıklar hakkında ayrıntılı bilgiler sunulmuştur.

Tanzimat Dönemi hakkında yapılan çalışmaların birçoğunda siyasi, askeri ve iktisadi alandaki ıslahat veya bu alanlardaki değişim süreçleri üzerine odaklanılmıştır. Tanzimat Dönemi reform alanındaki ıslahat ve bahsedilen dönem için eğitim ıslahatının önemi üzerinde derinlemesine bir çalışmaya rastlamak zordur. Söz konusu eksikliği gidermesi düşünülen bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tarihsel araştırma kullanılmıştır.

Bu çalışma modernleşme kavramı daha doğrusu toplumsal modernleşme kavramı etrafında şekillendirilmiştir. Modernleşme bir dönemi kapsar şekilde kullanıldığında, ele alınan dönemi başka dönemlerden ayıran temel farklar nelerdir? sorusunun cevabını verebilecek tezleri ortaya koyarak işe başlanmalıdır. Modernleşme, başlı başına çetrefilli ve çok boyutlu bir süreçtir. Bu anlamda ilk bölümde modernleşmenin ne olduğu hakkında açıklamalar verilmiştir. Bu bölümde üzerinde durulacak husus, çok boyutlu ve çok geniş bir zaman dilimine yayılan modernleşme süreçlerini incelerken ihmal edilemeyecek detayları ortaya koymaktır.

Çalışmada Osmanlı İmparatorluğu’nda 1839-1876 yıllarını kapsayan Tanzimat Dönemi toplumsal modernleşme çabalarının yoğunlaştığı bir süreç olarak ele alınmıştır. Bu dönem ıslahatı ile her şeyden önce toplumsal modernleşmede başarı hedeflenmiştir. Şimdiye kadar ortaya konan bulgular, bahsedilen dönemde yapılan veya yapılmak istenenlerle ilgilidir. Ancak tarihi bir dönemin değerlendirmesini yaparken elbette, tek taraflı düşünmemek, dönemin şartlarını dikkate almak ve çok geniş bir perspektifte birincil ve ikincil kaynakları görebilmek önemlidir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda yürürlüğe konan toplumsal modernleşmenin temel hedeflerinden birisi İmparatorluğun birlik ve bütünlüğünün sağlanmasıydı. Bu anlamda Tanzimat okullarında entegrist ulusçuluk politikaları doğrultusunda muhtelit eğitim yapılmasına özen gösterilmiştir. Fakat Gayrimüslim toplulukların oluşturulmak istenen yeni toplumsal, siyasal ve iktisadi düzene entegre edilmesinin önünde bazı engellerin ortadan kaldırılamadığı ifade edilmiştir.

 

 

Her ne kadar toplumsal entegrasyon yönünde çaba gösterilmiş olsa da, diğer taraftan Islahat Fermanı’nın ilan 407 edilmesinden sonraki süreçte gayrimüslim topluluklara kendi kurmuş oldukları okullarda eğitim yapabilme imtiyazı farklı sonuçları beraberinde getirmiştir. Birleştirici ve bütünleştirici modern bir eğitim sistemi tam manasıyla oluşturulamadığı gibi; eğitimin ayrılması ve rekabetin sonuçları, İmparatorlukta etnisiteler arası ilişkiler açısından problemler ortaya çıkarmıştır. Cemaatleri, etkileşimde bulunmak yerine içlerine kapanmaya zorladığı gibi, öğrencilere ayrılığı, farklılığı ve rekabeti aşılamıştır.

Bununla birlikte Tanzimat Dönemi’nde İmparatorlukta birlik ve bütünlüğün sağlanması hususundaki başarısızlık, toprak meselesi ile yakından ilgilidir. Tanzimat Dönemi’nde eğitim alanında birlik ve bütünlüğü sağlamaya yönelik politikalar etkin bir idari sistem ve diğer alanlarda yürütülen ıslahatın başarısı ile mümkün hale gelebilecekken, aksi durum ortaya çıkmıştır. Özellikle arazi meselesi konusunda başarısız olunduğu anlaşılmaktadır. “İmparatorluğu gelişkin bağlılık duygusu kuvvetli bir toplum haline getirmenin ilk aşaması olarak kabul edilen reayanın korkusunu giderme ve ikna konusu”nda  başarısız olunmuştur.

Tanzimat Dönemi, İmparatorluğun başkenti dışında taşrada da eğitim ıslahatının, dolayısıyla eğitim alanında kurumsallaşma ve okullaşmanın başladığı bir süreç olmuştur. Tanzimat Dönemi bürokratları kırsal kesimdeki güvenliği ve bu bölgelerden düzenli bir gelir sağlamayı modernleşmenin anahtarı olarak görmüşlerdir. Bu nedenle bölge halkını askeri önlemler haricinde devlete bağlılığını artıracak yegâne adımlardan birisi okullaşmanın söz konusu bölgelerde de yaygınlaştırılması olmuştur.

 

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın