Türkiye’nin Kore Savaşı

Türkiye’nin Kore Savaşı’na Katılma Nedenleri Ve Bu Savaşın Türkiye Ve Dünya Açısından Önemi

Savaşın acı hatıralarından doğan kardeşlik

 

GİRİŞ

1950 yılında başlayan ve 1953’te ateşkes anlaşması ile 20 Devletin katılımıyla sona eren Kore Savaşı, hem Türkiye hem de Dünya için önemli savaşlardan biridir. Soğuk Savaş sırasında ilk sıcak çatışma olmasının yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti’nin birliklerini ülke dışına göndermesi ilan eden ilk savaştır. Türkiye, Kore Savaşı’nı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ortaya çıkan dünya düzeninin iki kutuplu sisteminin bir parçası olma fırsatı olarak değerlendirmiştir. Savaş nedeniyle ABD ile karşılaştığımız siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler iç politika kararlarımızda etkili olmuştur[1].

Türkiye’nin coğrafi konumu, buna ait güvenlik politikalarını etkilemekte ve Sovyetler nedeniyle bu yerleri her zaman korumak istemektedir. Türkiye’nin dış politikası 1920 yılında mantıklıydı, çünkü Türkiye, Batı ülkelerine kendi bağımsızlığını gösterme mücadelesi vererek askeri ve ekonomik konum olarak daha fakirdi denilebilir. 1930 yılında Türkiye’nin nesnel dış politikası, Türkiye’nin Dünya politikasından soyutlanmasına neden olabilir. Dolayısıyla Türkiye’nin dış diplomasisi, bulunduğu yer barışçıl batı ülkeleri oldu ve ittifaklara katılmak için uğraştı. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyet tehdidi ortaya çıktığında, bunun sonucunda Türkiye’nin Batı Dünyasına ve özellikle ABD’ye yaklaşması. NATO üyeliği girişimleri Halk Cumhuriyet Partisi (PRP) tarafından başlatıldı ve 1950 Seçimleri ile iktidara gelen Demokrat Parti tarafından sürdürüldü. DP hükümeti NATO üyesi olmaya başladı. 25 Haziran 1950’de başlayan Kore Savaşı. Türkiye ABD’den sonra Kore Savaşı’na askeri güçler gönderdi ve Kore Savaşı Türkiye’nin NATO üyeliği için etkili olmuştur[2].

 

KAVRAMSAL ÇERÇEVE

 

  1. Dünya Savaşı, dünyadaki yerleşik güç dengesinin tamamen değişmesine ve yeni bir dünya düzeni kurulmasına neden oldu. II. Dünya Savaşı, SSCB’yi (Sovyet Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri) ve ABD’yi dünyanın iki süper gücü olarak politika aşamasına katılmaya davet etti. ABD ve SSCB’nin farklı ideolojilere hükmetmesi ve egemenlik alanının SSCB tarafından komünizmi yaymak suretiyle sergilemeye çalışması nedeniyle dünya Doğu ve Batı olmak üzere iki kısma ayrıldı. Bu dönemde Türkiye, SSCB’nin Doğu kentleri için bölgesel taleplerde bulunması ve Boğaziçi üssüne ihtiyaç duyması konusunda büyük bir güvenlik endişesi yaşadı. Ekonomik gücü olmayan Türkiye, SSCB’nin tehdidi ile ilgili ekonomik bir sorun yaşamamaktadır. SSCB’nin komünizmi yayma arzusu, ABD ve Avrupa ülkelerinin ekonomik, siyasi ve askeri işbirliği yapmalarına neden oluyor. Ekonomik organizasyonlar organize edildi ve savunma için anlayışlar yapıldı. En önemlisi savunma için yapılan Kuzey Atlantik İttifakıydı. SSCB’nin tehdidine karşı güvenlik arayan Türkiye batı dünyasına döndü. Batı kurumlarında olmaya çalıştı ve güvenlik endişesini ortadan kaldırmak için NATO’ya girmek istedi; ancak bu farklı nedenlerle reddedildi. Bu dönemde Kuzey Koreli’nin Güney Koren’e saldırması nedeniyle Komünizmin yayılması tekrar ortaya çıktı. Bu nedenle, özgür dünya Komünizmin Birleşmiş Milletler’in ABD önderliğindeki otoritesi ile yayılmasını durduracak şekilde hareket etti. Türkiye Birleşmiş Milletler’in yerini aldı ve Korece için askeri yardım belirledi. NATO’ya girmek için Komünizm’e karşı savaştan yararlandı. İlk mesele, savaşa başlama kararından sonra kısa bir sürede lojistik düşünülerek, tugay gibi aynı hükme sahip bir gücün nasıl desteklenebileceğiydi. Karardan sonra ilk hazırlık ve eğitim çalışmalarına acilen başlandı. Tugayı desteklemek için lojistik olanakları sınırsız olarak yönetildi. Başlangıcından hazırlıkların sonuna kadar, Türk askerleri Amerikan lojistiği ve BM adına ahlaki olarak desteklendi. Savaşın sonunda her iki taraf da amaçlarına ulaşamadı. Yine de Türk ordusunun sömürülmesi ve Türkiye’nin stratejik vurgusunun anlaşılması, Türkiye’nin NATO’ya girmesini sağlamıştır[3]

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Kore 38. paralelle ayrıldı. Bu paralelin kuzeyi Sovyet Rusya tarafından işgal edildi, güneyi ABD tarafından işgal edildi. Kore’nin ayrılmasıyla Kore sorunu ortaya çıktı. SSCB’nin yayılmacı tutumu, ABD ve Avrupa ülkelerini ekonomik, politik ve askeri işbirliğine götürdü. Ekonomik organizasyonlar kurulmuş ve savunma amaçlı anlaşmalar yapılmıştır. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü bu savunma amaçları için en önemlilerinden biriydi. SSCB’nin muamelesine karşı, Türkiye güvenliği aramaya girdi ve yüzünü batıya çevirdi ve Batı kurumlarında yer almaya çalıştı. Güvenlik endişelerini çözmek için NATO’ya girmek istedim ancak çeşitli nedenlerle kabul edilmedi. İşte bu dönemde Komünist genişleme, Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırısıyla kendini gösterdi. Bu kez özgür dünya, ABD önderliğindeki Birleşmiş Milletler’in yetkisiyle komünist yayılmacılığa karşı durmak için harekete geçti.

 

SONUÇ

 

Türkiye, Birleşmiş Milletler’in taraflarını alarak ve Kore’ye asker gönderme kararları vererek karşı savaşı gördü komünizm NATO’ya giriş için bir fırsat. Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırmasıyla Kore Savaşı 25 Haziran 1950’de başladı. Bunun üzerine Birleşmiş Milletler barışı koruma kararı aldı. Birleşmiş Milletler’de barışı yeniden tesis etmek için üye ülkelerden Güney Kore’ye yardım etmelerini istedi. Bu kararın ardından Türkiye, Kore, 5000 ordu gücü gönderdi. . Muhalefet partileri Demokrat Parti Hükümetine asker gönderme kararını eleştirdiler. Demokrat Parti Hükümeti, tinking ile Kore Savaşı’ndan yararlanarak, Kore’ye asker gönderdi.Türkiye, Kore Savaşı’na ordu göndererek, demokratik ülkelerin yanında yer aldığını ve bu girişimin dünya kamuoyunun dikkati. Bunun sonucunda Türkiye’nin Kore’deki başarısının NATO üyesi olma etkisi oldu denilebilir[4]

 

 

 

 

KAYNAKÇA

 

Akkaya, B. (2012). Türkiye’nin Nato Üyeliği Ve Kore Savaşi. Akademik Bakış Dergisi,(28).

Aksoy, M. (2019) Kore Savaşı’nın Türkiye’de Demokrasinin Gelişimine Etkisi. Uluslararası Batı Karadeniz Sosyal Ve Beşeri Bilimler Dergisi, 3(1), 1-12.

Haşimi, N. (2014). Türkiye’nin Kore Savaşı’na Katılmasının Siyasi Nedenleri Ve Sonuçları (Master’s Thesis, Batman Üniversitesi).

Işık, A. (2009). Kore Savaşı’nda Türk Ordusu’nun Lojistik Desteği (Doctoral Dissertation, Deü Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi Enstitüsü).

 

 

 

[1] AKSOY, M. (2019) KORE SAVAŞI’NIN TÜRKİYE’DE DEMOKRASİNİN GELİŞİMİNE ETKİSİ. Uluslararası Batı Karadeniz Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi3(1), 1-12.

[2] Akkaya, B. (2012). Türkiye’nin NATO üyeliği ve Kore Savaşi. Akademik Bakış Dergisi,(28).

[3] Işık, A. (2009). Kore Savaşı’nda Türk Ordusu’nun lojistik desteği (Doctoral dissertation, DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü).

[4] Haşimi, N. (2014). Türkiye’nin Kore Savaşı’na katılmasının siyasi nedenleri ve sonuçları (Master’s thesis, Batman Üniversitesi).

Bu yazı Politika kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın